MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı (karşı davalı) davalının, internetten tanıştığı ve aynı zamanda telefon aracılığıyla arkadaş olduğu ...isimli dava dışı şahsın kardeşi olduğunu, yakın arkadaşlık kurduğu ... .. davalı ... ... ile kendisinden çeşitli sebeplerle borç istemesi üzerine davalı ... .. hesabına farklı tarih ve meblağlarda bir çok kez borç para gönderdiğini, aradan uzun süre geçmesine rağmen davalının ve dava dışı ablasının ödünç aldıkları bu paraları iade etmediklerini, davalı ve ablası .. . hakkında ceza dava açıldığını, ayrıca davalı ve davalının ablası olan .. ... gönderdiği tüm borç paraların tahsili için İskenderun 4. İcra Müdürlüğünün 2010/9755 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini, gönderdiği paraların davalı ... hesabına yattığını ve davalının zimmetine geçirdiğini ileri sürerek davalıya borç olarak gönderilen ve Yapı Kredi Bankası Manisa Merkez Şubesindeki davalının hesabına yatırılan 45.639,00 TL'nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş ve karşı davanın reddini dilemiştir.
Davalı- karşı davacı; davacının internet ortamından tanışıp dostluk kurduğu ve dostluğun dahada ileri bir aşamaya gelmesi için kimsenin zorlaması olmadan kendi rızasıyla karşılıksız olarak .. ... kullanımı için bilgisi dışında hesabına eft yoluyla gönderdiği parayı, gönderdiği kişiyle bir şekilde anlaşamaması nedeniyle geri istediğini, ancak .. ... geri alamadığından dolayı kendisinden tahsil etme yoluna gittiğini ve gerçek dışı iftira ve tehditlerde bulunarak karakolda ifade vermesine ve ceza mahkemesinde yargılanmasına sebep olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ve asıl davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kısa kararda asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, karşı davanın esastan reddine; gerekçeli kararda ise, asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, mahkeme 11.03.2014 tarihli celsesinde yargılamayı bitirmiş ve kısa kararını vererek; "asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karşı davanın esastan reddine" karar vermiştir. Gerekçeli kararda ise "asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar vermiştir. Böylece yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında aykırılık oluşturulduğu anlaşılmakla HMK' nun 297/son madde ve fıkrası gereğince hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 17/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy