MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete Ramazan Bayramını geçirmek üzere Paris gezisi için eşi, çocuğu ve kendisine 08.08.2013 – 11.08.2013 tarihlerini kapsayan tur rezervasyonu yaptırdığını, davalının vize işlemlerini üstlendiğini, uçak bileti, konaklama ücreti, şehir turu vb adlar altında toplam davalıya 4.829,80 TL ödeme yaptığını, davalının vize işlemlerini süresinde tamamlayamaması nedeniyle ödediği ücretin iadesini istediğini, ancak bir iadenin yapılmadığını ileri sürerek, 4.829,80 TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, bildirim şartına uyulmadığını, vize alım işlemlerine aracılık yaptığını, ancak konsolosluklar tarafından vize verilmemesi veya geç verilmesi nedeniyle kendilerine herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, sözleşmenin yedinci maddesinde bu hususun açıkça düzenlendiğini, uçak saatlerindeki değişiklik nedeniyle 254,20-TL'yi davacıya iade ettiğini bildirirek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin vize başlıklı 7. maddesi 6502 sayılı kanunun 5.maddesi kapsamında haksız şart olarak değerlendirilerek tüketici aleyhine olan bu düzenlemenin geçersizliğine karar verilip davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, paket tur sözleşmesinden kaynaklı vize işlemlerinin tamamlanamaması nedeniyle ödenen tur ücretin tahsili isteğine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemece sözleşmenin 7. maddesi haksız şart olarak kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de, esasında sözleşmenin anılan maddesi haksız şart kapsamında değerlendirilemez. Ne var ki, davalı şirket vize işlemlerini üstlenmekle vize alınamamasının sonuçlarına da katlanmak zorunda olup kurulan hüküm bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Öte yandan, davalının, davacı hesabına 254,20 TL ödeme yaptığı görülmektedir. Bu durumda davacının tur bedeli olarak davalı şirkete yaptığı toplam ödemeden bu rakamın mahsubu ile bakiyesi'nin hüküm altına alınması gerektiği açıktır. Karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,50 TL harcın istek halinde iadesine, 17/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.