MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yanında yaklaşık 30 yıl önce tarım işçisi olarak çalıştığı sırada davalıya takibe konu vade ve keşide tarihi olmayan 25.000,00 TL bedelli senedi verdiğini, davalının bu senedi bankaya teminat olarak göstermek suretiyle kredi kullandığını, sonrasında davalının senedi teslim etmeyerek hakkında icra takibi başlattığını belirterek davalı tarafça başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı senedin teminat senedi olarak verildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı davalıdadır. Davalı, davacının 1985 yılından itibaren 8 yıl süreyle yanında çalıştığını, bu sırada dava dışı Yaşar Kulakoğlu'nun evini almak için kendisinden borç para istediğini, bugünün parasıyla davacıya 45-50.000,00 TL borç verip, karşılığında takibe dayanak senedi aldığını, davacının borcunu ödemeyerek kendisini oyaladığını, bu nedenle senede dayalı olarak takip başlattığını savunmuş, Bayındır CBS'nin 2013/847 Soruşturma sayılı dosyasında alınan ifadesinde ise, davacının yanında çalıştığı sırada ev almak isteyen davacıya borç para verdiğini, davacının borcuna karşılık kendisine başka bir tarlayı devredeceği konusunda anlaştıklarını, davacının tarlayı devretmediğinden senet verdiğini, tapuyu devretmesi halinde senedi davacıya iade edeceğini söylemesine rağmen, davacının tapuyu bir türlü devretmediğini, olayın yaklaşık 20 yıl kadar sürdüğünü ifade etmiştir. Davacı davalının bu savunması karşısında zamanaşımı itirazında bulunmuştur. O halde mahkemece davalının soruşturma dosyasında alınan ifadesi de dikkate alınarak, takibe konu senet nedeniyle zamanaşımı süresinin geçip geçmediği hususu değerlendirilmek suretiyle; sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy