MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 31/05/2009 tarihinde devre mülk payı satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, davalının sözleşme tarihinden itibaren 36 ay sonunda alıcının da borcu bitmek şartıyla devre mülk payını devir için tapuya başvurmayı kabul ve taahhüt ettiğini, ancak 36 ay geçmesine ve kendisinin borcunu bitirmesine karşın pay devrinin gerçekleşmediğini, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca fesih hakkının doğduğunu ileri sürerek sözleşmenin iptaline, ödediği 14.950,00 TL ve sözleşme bedelinin % 10'u oranında tazminat olmak üzere 16.445,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 31.05.2009 tarihli “Pay satış vaadi sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin feshine, bu sözleşme gereğince davacının davalı tarafa ödediği toplam 14.950,00 TL peşinat ve % 10 tazminat olan 1.495,00 TL olmak üzere toplam 16.445,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, devre mülk satım sözleşmesinin haklı nedenle feshi ve ödenen bedelin iadesine ilişkin olup, taraflar arasında yapılan devre mülk pay satış vaadi sözleşmesinin 1. maddesinde satıcı, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 36 ay sonunda alıcının borcunun da bitmesi şartıyla anılan devre mülk payının devri için satış işlemi başlatmayı taahhüt etmiş, 3. maddesinde ise devre mülk sahibinin devremülk hakkından davalının kusuruyla yararlanamaması halinde davalının sözleşme bedelinin % 10'u oranında tazminat ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Yapılan adi yazılı sözleşme içeriklerine göre tatil konusu yerde tapu devri taahhüt edildiğinden sözleşme bu niteliği itibariyle devre mülk satış vaadi sözleşmesidir. Bu itibarla, somut olayda Sözleşme, devre tatile ilişkin olmayıp devre mülk satışına yönelik olduğundan bu nitelikteki sözleşmelerin tapuda resmi şekilde yapılması zorunludur. Aksi halde yapılan sözleşme geçersizdir. Devre mülk dahi olsa taşınmaz satışı resmi şekil şartına tabidir. Adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşme Kat Mülkiyeti Kanununda yapılan açık düzenleme uyarınca geçersizdir. Yapılan satış ve devir işleminin asgari noterde resen düzenleme şeklinde veya tapuda yetkili memur huzurunda yapılması zorunludur.
O halde geçersiz sözleşme sebebiyle iki taraf aldıklarını iade sorumluluğu altındadır. Bu durumda taraflar ancak verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Geçersiz sözleşmeye dayanarak tazminat talep edilemez. Davacı sadece sözleşme ile ödediği 14.950,00 TL peşinat bedelinin tahsilini talep edebilir. O halde mahkemece, davanın, ödenen 14.950,00 TL bedelin iadesi talebi yönünden kabulüne, % 10 oranındaki tazminat talebi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.