MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 1998 - 2009 tarihleri arasında davalının ev hizmetlerini yerine getirdiğini ancak haksız olarak işten çıkartıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100-TL kıdem tazminatının, 100-TL ihbar tazminatı, 100-TL yıllık izin ücreti, 100- TL ücret farkı, 3500 -TL erken fesih ile 3500-TL sigorta prim alacağı olmak üzere toplam 7400- TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının İş Kanunu’na tabi olmadığı, bu nedenle kıdem tazminatı alamayacağı, yalnızca ihbar tazminatı alabileceği talep edilen diğer tazminatların ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında kurulan BK.nun 313. ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet akdinden kaynaklanan alacakların tahsili istemine ilişkin olup,davacının 1998 ve 2009 tarihleri arasında çalıştığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık hizmet aktinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ve davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığı ve ayrıca diğer işçilik alacaklarından davalının sorumlu olup olmadığı konusunda toplanmaktadır.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının istemleri arasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, erken fesih ve ücret farkı alacağı ile sigorta prim ücreti alacağı yer almaktadır.
Davacının çalıştığı dönem ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK.nun 344. maddesinde; "Muhik sebeplerden dolayı gerek işçi gerekse iş sahibi, bir ihbara lüzum olmaksızın her vakit akdi feshedebilir. Ezcümle, ahlaka müteallik sebeplerden dolayı yahut hüsnüniyet kaideleri noktasında iki taraftan birini artık akti icra etmemekte haklı gösteren her hal, muhik bir sebep teşkil eder. Bu gibi hallerin mevcudiyetini hakim taktir eder. Fakat işçinin kendi kusuru olmaksızın duçar olduğu nispeten kısa bir hastalığı yahut kısa müddetli bir askeri mükellefiyeti ifa etmesi, muhik sebep olarak kabul edilemez." hükmü, BK.nun 345/1. maddesinde ise, "Muhik sebepler bir tarafın akte riayet etmemesinden ibaret olduğu taktirde, bir taraf diğer tarafa onun akit ile müstehak iken mahrum kaldığı feri menfaatler de nazara alınmak üzere, tam bir tazminat itasıyla mükellef olur." hükmü ve yine anılan maddenin 2. fıkrasında ise, "bundan başka hakim vaktinden evvel feshin mali neticelerini, hali ve mahalli adeti gözönünde tutarak taktir eder."şeklinde hükümler bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlık itibariyle Mahkemece, davalı tarafından yapılan fesih işleminin haklı olmadığı değerlendirilmiş feshin işveren tarafından haksız feshedildiği tespit edilmiş olmasına rağmen işçinin yukarıda değinilen BK.340/II. Maddesindeki ihbar tazminatı dışında diğer talepleri reddolunmuş ancak BK 345. maddeSi kapsamında kalan tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece davacının delilleri değerlendirilerek ihbar tazminatının da kabul edildiği gözetilerek BK 345. maddesinde belirtilen tazminat hakkı doğrultusunda sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy