MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 04.03.2013 tarihinde kendisinin alıcı, dava dışı . .. satıcı ve davalının emlakçı olduğu bir gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği satış bedelinden mahsuben alıcıdan 1.000,00 TL kaparo, satışa istinaden güvence olarak da alıcı ve satıcıdan 5.000,00 TL'lik güvence senedi alındığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme konusu taşınmazın istediği niteliklere sahip olmadığını anladığından 26.03.2013 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, ancak davalının hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek 5.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra takibi ve bononun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının dava konusu 5.000,00 TL'lik senedin 2.355,00 TL'lik kısmından borçlu olduğu anlaşılmakla davacının davalıya 5.000,00 TL'lik senedin 2.645,00 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, redde konu 1.355,00 TL'nin %20'si inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi haline getirilmiş olup, somut olayda, davacı ve davalı tacir olmadıkları gibi eldeki dava da Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. O halde mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre temyiz eden davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.