MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı lehine ........ Müdürlüğü sınırları içinde bulunan 11.051,14 m²'lik ormanlık alanda "kırma, eleme tesisi, stok sahası, ulaşım yolu ve enerji nakil hattı" amacıyla Çevre ve Orman Bakanlığınca 16/08/2006 ve 09/10/2012 tarihleri arasında 6831 Sayılı Kanunun 16. maddesine göre izin verildiğini, bu iznin şartları ve bedeli yasa ve yönetmeliklerle düzenlenmiş olmakla birlikte davalı tarafından da Milas 1. Noterliğinin 12/02/2007 tarih ve 1410 yevmiye nolu işlemiyle taahhüt verildiğini, verilen taahhütnameye göre her yıl arazi tahsis bedelinin Eylül ayında ödeneceğinin, süresinde ödenmeyen bedeller için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde yazılı nispette gecikme zammı alınacağının, deflatör katsayısı artış oranı dikkate alınarak her yıl tahsis bedelinin arttırılacağının ve her 5 yılda bir ise bu orana bağlı kalınmaksızın para değerindeki düşüş ve artışlar dikkate alınarak idarece belirleme yapılacağının öngörüldüğünü, ancak davalı tarafça 2007-2012 yılları arasında tahsis bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek 11.291,28 TL tahsis bedelinin vade tarihlerinden itibaren tahsil tarihine kadar 6831 Sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca gecikme zammı ve gecikme zammı toplamının % 18 KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.844,18 TL arazi tahsis bedeli ile 1.717,81 TL dava tarihine kadarki işlemiş gecikme cezası ile 309,20 TL gecikme cezasının %18 KDV'si olmak üzere toplamda 4.871,19 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki dava ile davalının 2007-2012 yılları arasında ödemediği arazi tahsis bedellerinin tahsilini istemiş, davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi davacının rapora itirazları da karşılanmamıştır. O halde mahkemece, davacının itirazları değerlendirilerek yeni bir bilirkişi heyetinden davacının itirazlarını karşılar şekilde taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 48,60 TL harcın istek halinde iadesine, 28/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.