MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket elemanlarınca hediye tatil vaadiyle davet edildiği toplantıda 99 yıllık devre tatil sözleşmesi imzaladıklarını, Ada Termal adlı tesisin 36 ay içinde kurulması vaadedildiği halde ruhsatının dahi alınmadığını, ihtar çekerek sözleşmeden caydığını bildirdiğini ileri sürürek sözleşme bedeli 7.884,00 TL'nin en yüksek banka faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davayı kabul etmiştir.
Davalı ... ise sözleşmenin diğer davalı ile imzalandığını, taraf olmadığını ve kendisine husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı ... Şirketinin davayı kabul ettiği ve diğer davalının sözleşmede taraf olmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden kabulüne ve ... yönünden usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... Yönünden; 20.06.2014 günlü ilam davalı .... Şti'ne tarihinde 16.07.2014, davacının temyiz dilekçesi ise 10.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yolu ile temyiz dilekçesi 19.12.2014 tarihinde verilmiştir.
HUMK.’nun 433/2. maddesi uyarınca katılma yolu ile temyiz süresi 10 gündür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı yönünden; davaya konu devre tatil sözleşmesinde davacı ile davalı...Şirketinin imzaları bulunmakla birlikte, sözleşmede mal sahibi olarak diğer davalı .... Şirketinin ismi yazılıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/3 maddesinde; imalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olduğu açıklanmıştır. O halde, malik .... Şirketinin de hizmet sağlayacı olması nedeniyle devre tatil sözleşmesi gereğince sorumlu olduğunun kabulü gerekirken mahkemece, yanlış değerlendirme ile bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı .... Şirketinin temyiz dilekçesinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenle, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde taraflara iadesine, 25/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.