MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketle aralarında dava konusu 6 numaralı dairenin satışına yönelik 24.08.2011 tarihli iş bitirme sözleşmesi imzaladıklarını, tapu devir işlemleri yapıldığı ve sözleşmede 30.10.2011 tarihi esas alınıp bu süreden 30 gün önce veya sonra fiili teslimin yapılacağı karar altına alındığı halde, teslimin yapılmadığını, sözleşmenin 5.maddesinde gecikilen her ay için 600 TL gecikme tazminatı verileceğinin hüküm altına alındığını, keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, gecikmeden doğan tazminat ve tazminat artışı haklarını talep ettiğini bildirmiş, 28.01.2014 tarihli dilekçesi ile talebinin 2014 yılı 2.ayı itibariyle toplam 15.000 TL olduğu hususunda açıklama getirmiş, bilahare 14.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 15.340 TL ye artırmıştır.
Davalı, sözleşmede öngörülen sürede filii teslim olgusunun gerçekleştirilemediğinin doğru olduğunu,ancak 2012 yılı 4. ayı itibariyle teslimlerin yapıldığı, davacının kötü niyetli olarak teslimden imtina ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 01.07.2014 tarihli bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 15.340 TL tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 29 Kasım 2013 tarih 43685 yevmiye numaralı Karşıyaka 2.Noterliği'ne ait ihtarnamesinde 14.400 TL'nin tebliğden ( tebliğ tarihi 02.12.2013 ) itibaren 7 gün içinde ödenmesini istemiş, açtığı bu davasında 15.000 TL talepte bulunmuş, ıslah ile dava değerini 15.340 TL ye artırmıştır. Buradan hareketle hüküm altına alınan miktara uygulanacak faizin başlangıç tarihlerinin de bahsedilen bu süreç dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği açıktır.Mahkemece hüküm altına alınan 15.340 TL'nin tamamı yönünden ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 01.12.2013 tarihi itibariyle faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMUK'un 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle hükmün 1.satırının karar yerinden çıkarılarak yerine " Davanın KABULÜ ile 14.400 TL nin 10.12.2013 tarihinden itibaren, 600 TL nin dava tarihinden itibaren, 340 TL nin ıslah tarihi olan 14.07.2014 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, " satır ve cümlesinin yazılımasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.