MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin 02.09.2012-09.09.2012 tarihleri arasındaki klasik İtalya paket turunu davalı şirket yetkili acentesi olan Maytur aracılığıyla 11.07.2012 tarihinde satın aldığını, 3 kişi için toplamda 1.647 Euro'yu nakit olarak ödediğini, tur bitimi Ankara'ya dönüş için uçak biletlerini 04.08.2012 tarihinde satın aldığını, ancak tur programında değişiklik yapıldığını, uçak biletleri iptal edilmediğinden dolayı 24,00 TL iade dışında 273,00 TL uçak bilet bedelinin yandığını, tur programına kararlaştırılan zamanda katılabilmek için Ankara-İstanbul gidiş dönüş bedeli olarak 3 kişi için 318,00 TL ödediğini, turun başlama günü kararlaştırılan saatte havalimanı konutlarında olduklarını, ancak davalı şirket yetkilisini bulamadıklarını, bulmak için yaptıkları bütün girişimlerin sonuçsuz kaldığını, iletişim kurduklarında da uçağa binme zamanları kalmadığını ve kaçırdıklarını, davalı şirketin sözleşmeyi gereği gibi ifa etmemiş olduğunu, ayıplı hizmet sunduğunu ileri sürerek maddi kaybı sebebiyle tur bedelinin ve yaptığı masrafların iadesine, bu olaydan dolayı yaşadığı üzüntü, yorgunluk ve hayal kırıklığı sebebiyle de toplam 1.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş;
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.”
Buna göre, reddolunan maddi tazminat yönünden hükmedilen vekâlet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceği nazara alınarak yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen miktar üzerinden 273,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış hesap ve değerlendirme suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan “Reddolunan maddi tazminat yönünden AAÜT’ye göre belirlenen 750,00 TL, ..” ibaresi yerine “Reddolunan maddi tazminat yönünden AAÜT’ye göre belirlenen 273,00 TL, ..” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 197,13 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.