MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeni ile tahsil edilen 3.200 TL’nin tahsili için davalı banka hakkında yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazına gelince; davacı eldeki davada, kredi sözleşmesi kapsamında haksız olarak tahsil edilen bedellerin iadesine yönelik icraitakibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kotu niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkarr tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin 2014/4874-32265
çabuk bitirilmesine engel olan borcluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. İncelenen dosya içeriğine göre de; dava konusu alacağın likit olduğunun da kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle, davcının temyiz itirazının kabulü ile, temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 1 ) no’lu bendinde yer alan "dava yargılamayı gerektirdiğinden inkar(kötüniyet) tazminat takdirine yer olmadığına" kısmının hükümden çıkarılmasına; yerine "Davacı lehine, iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.