MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı hakkında 130.000,00 TL lik belgeye dayalı alacak için yürüttüğü takibe davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini, davalının yapılan ödemeler düştükten sonra 96.000 TL borcu kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 96.000,00 TL anapara yönünden itirazın iptaline ve takibin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; yapılan icra takibine karşılık bir kısım ödemelerinin bulunduğunu, takibin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın 96.000,00 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile bu miktar yönünden takibin devamına, faiz için istem bulunmadığından faiz yönünden takibin durdurulmasına karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairemiz 04.07.2013 tarih ve 2013/9633-18632 karar sayılı kararı ile, “mahkemece takipteki işlemiş faiz yönünden eksik harcın ikmal ettirilmesinden sonra faiz yönünden değerlendirilme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile ve takipten sonra işleyecek faizi de engeller şekilde faiz yönünden takibin durmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davacıya takipteki işlemiş faiz alacağı için eksik harcı tamamlaması yönünde kesin süre verilmiş, bu şekilde yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5066 Esas sayılı dosyasındaki asıl alacağın 96.000,00 TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptaline, takibin 96.000,00-TL asıl alacak, 0,00 faiz toplamı 96.000,00-TL üzerinden devamına, davacının icra inkar talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2014/5996-32246
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle takip tarihinden itibaren takibe konu edilen alacağa faiz işletileceğinin anlaşılmış bulunmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kotu niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı likit olup, mahkemece icra-inkar tazminatına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının ikinci bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 1 ) no’lu bendinde yer alan " davacının icra inkar talebinin reddine” kısmının hükümden çıkarılmasına, yerine "davacı lehine asıl alacağın yüzde 40'ı oranında inkar tazminatına hükmedilmesine" sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy