MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın ayıplı olmasından kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Oto.dan 02.04.2012 tarihinde 72.884,02 TL bedelle satın aldığı 2012 model Volkswagen marka araçta, imalat hatasından kaynaklı arıza nedeniyle çok kez yolda kaldığını, her defasında servis çağırdığını ve aracın bilgisayara bağlanıp yaklaşık bir saat süren işlem sonrası teslim edildiğini, en son aynı arızanın 07.02.2014 tarihinde tekrarladığını, ancak servise müracaatı sonrası garanti kapsamı dışına çıktığından bahisle bir işlem yapılmadığını ileri sürerek, araç bedeli olan 72.884,02 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava tarihinde yürülükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. Maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. Maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, "hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet" olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketci mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde, 13.04.2012 tarihli dava konusu aracın satışına ilişkin faturanın davalı satıcı ... tarafından dava dışı Alıcı ...Müh.Dan.İnş.Gıda Nak.San.Tic.Ltd.Şti. adına düzenlendiği, aracın halen adı geçen şirket adına kayıtlı olup, davacının dayandığı satış işlemi, yasada tanımlanan şekilde tüketici işlemi kapsamında değerlendirilemez. Hal böyle olunca, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi değil, Genel Mahkemeler görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili konularda kazanılmış hak söz konusu olamaz. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın bozulmasına, ikinci bentte açıklanan davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 124,50 TL harcın istek halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy