MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile devre mülk satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, anncak daha sonra hem devre mülkün yerini beğenmemesi hemde taksitleri ödemeye maddi günü yetmeyeceğini anlaması üzerine ihtar ile 14.04.2014 tarihinde söz konusu devre mülkü satın almaktan vazgeçtiğini, ancak buğüne kadar ihtarına cevap verilmediğinden sözleşmenin iptali ile ödemiş olduğu 500,00 TL ve sözleşme nedeniyle vermiş olduğu 40 adet senedin tarafına iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, devre mülk sözleşmesinin iptali ile ödenmiş olan bedelin iadesine ilişkindir.Tebligat kanununun 11. maddesinin birinci fıkrasında ''Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.'' hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davalı asile dava ve tensip dilekçenin tebliği üzerine davalı vekilinin usulüne uygun vekaletnamesini dosyaya ibraz ettiği, ancak duruşma gününün davalı asile yapıldığı ,davalı vekilinin duruşmadan haberdar olmadığı ve ilk celse yokluğunda karar verildiği anlaşılmaktadır. Vekil ile takip edilen işlerde tebligatın asile yapılması hukuka aykırıdır.Bilindiği üzere, savunma hakkı Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK.nun 27. maddesi hükmüne göre de, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca davalı vekiline duruşma gününün usulüne uygun bir şekilde tebliği ile taraf teşkili yapıldıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekirken, bu yönün göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 34,15 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.