MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, sağlayıcı konumunda olan davalı şirket ile 08.07.2010 tarihli devre tatil sözleşmesi imzaladığını, 99 yıllık kira bedeli olan 9.200 Euroyu davalıya ödediğini, dava konusu tesiste yapı kullanma izni olmadığını, davalının fatura kesmediğini, yer teslimi ve anahtar tesliminin yapılmadığını ileri sürerek, ödediği 9200 Euronun faizi ile iadesi ile davalının elinde bulunan 750 Euroluk senetler için tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı, 03.07.2010-10.07.2010 tarihlerinde davacı ve ailesinin tesislerinde konakladığını, bu nedenle cayma hakkının bulunmadığını, bedelin ödendikten sonra iadesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davacı iddialarının feshi gerektirecek nitelikte olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların tesisde konakladığı, dolayısıyla tecrübe ve muayyene koşulunun gerçekleştiği, cayma hakkının süresinde kullanılmadığı, kaldı ki dava konusu yere yapı ruhsatı verildiği ve yapıların bitirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, davalı ile imzaladıkları devre tatil sözleşmesine konu olan tesisin yapı kullanma izin belgesinin olmadığını, davalının yer ve anahtar teslimi yapmadığını, fatura kesmediğini ileri sürerek, ödenen 9.200 Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsili için eldeki davayı açmış, davalı davanın reddini dilemiş, mahkmece; cayma hakkının süresinde kullanılmadığı, kaldı ki dava konusu yere yapı ruhsatı verildiği ve yapıların bitirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacıya devre tatil sözleşmesi ile kullanımı vaad edilen bölümün gerek bilirkişi incelemesi gerekse Kuşadası Belediyesi tarafından yapılan yazışma cevaplarına göre dava tarihinde ve halen yapı kullanım izin belgelerinin (iskan) ilgili belediye tarafından verilmediği sabittir. Böylelikle dava tarihi itibariyle davacıya kullanımına hazır usulüne uygun bir bağımsız bölümün teslim edilmediği açık ve belirgin bulunmaktadır. Kaldı ki davacının konakladığı yer dava konusu bağımsız bölüm olmayıp, başka bir bölümdür. Hal böyle olunca davacının tecrübe ve muayene koşulunu gerçekleştirdiği kabul edilemez. O halde mahkemece davacının cayma hakkını kullanımın haklı ve süresinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy