MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatifin müracaatı üzerine dava dışı ... de paydaşı olduğu 1885 parsel sayılı taşınmazın 1984 yılında kamulaştırdıklarını ve müteakibinde davalı adına devir ve tescil edildiğini, taşınmazın önceki maliki ... mirasçıları tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle aleyhlerine ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/341 E. Sayılı dosyasına açılan davanın kabulle sonuçlandığını ve hükmedilen bedelin İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13098 sayılı dosyası marifetiyle toplam 255.360 TL ödeme yapmak zorunda kalındığını, ödemenin % 50'lik kısmının davalı kooperatif tarafından aralarında yapılan protokolün lll /A–4 maddesi gereğince karşılandığını, ancak 127.679,52 TL bakiye % 50 lik kısım ile, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/341 E. Sayılı dosyasına yapılan 16.455,60 TL masrafın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, bunların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı idarenin kendi kusuruyla ödemeye sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Her ne kadar, mahkemece, davacının söz konusu bu davanın açılmasına sebebiyet vermek suretiyle % 50 kusurlu olduğu saptanıp, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı, eldeki dava ile kamulaştırmak suretiyle bilahare davalıya devri yapılan taşınmaza ilişkin, dava dışı hak sahiplerinin açtığı tezyid-i bedel davası nedeniyle ödemek zorunda kalınan kamulaştırma bedelinin yanısıra aleyhe açılan bu dava nedeniyle uğranılan dosya masrafının da tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacının bu talebi yönünden, kararın gerekçe kısmında bir değerlendirme yapılmamış, tezyid-i bedele ilişkin taleple ilgili açıklamalarda bulunulup bu suretle davanın reddi cihetine gidilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) Hükmün kapsamı başlıklı 297. maddesinde; "hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı" düzenlenmesine yer verilmiştir. Ne var ki, kanunun bu düzenlemesine aykırılık teşkil edecek şekilde, kararda, davacının mahkeme masrafının tahsili talebinin reddi, bir gerekçeye dayandırılmamıştır. Buna göre; mahkemece, davacının bu talebi taraflar arasındaki protokol hükümleri, davalının taahhütü kapsamında inceleme konusu yapılarak, HMK 297. maddesine uygun gerekçeli bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan 1. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.