MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, asıl ve birleşen davalarda, davalı yükleniciden yapım aşamasında satın aldıkları bağımsız bölümlerin inşaat devam ederken davalı tarafından terkedilmek suretiyle taahhütlerin yerine getirilmediğini ileri sürerek, inşaatın nama ifa sureti ile tamamlanmasına izin verilmesine, sözleşme yerine getirilememesi nedeni ile doğan zararlarının ve kira taminatlarının davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalarda her bir davacı yönünden ayrı ayrı talep eilen miktarlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Asıl ve Birleşen Davalarda davacılar, inşaatın nama ifa sureti ile tamamlanmasına izin verilmesine, sözleşme yerine getirilememesi nedeni ile doğan zararlarının ve kira taminatlarının davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece asıl ve birleşen davalarda her bir davacı yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmuş ise de, netice kısmında tek bir dava varmışcasına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmiştir.Usul yasası gereğince hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davanın birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtildikten sonra, yapılacak değerlendirme ile asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Somut olayda asıl ve birleşen davaların yargılama giderleri ve vekalet ücreti ayrı ayrı belirtilmemiş, tek bir dava varmış gibi hükme bağlanmıştır. Bu hali ile verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemeiştir.
SONUÇ: Yukaraıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedelerle davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy