MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlakçılık yaptığını, davalı ...'ın dairesinin satışına ilişkin olarak aralarında sözleşme yaptıklarını, bu kapsamda diğer davalı ... ile mülk sahibi davalı ...'ı buluşturduğunu, ancak davalıların kötü niyetli olarak sözleşmeyi devre dışı bırakarak, satış işlemini yapıp tapu devrini sağladıklarını, sözleşme gereğince tellallık ücretine yönelik olarak başlattığı takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, simsarlık sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen komisyon ücretinin tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, sözleşmenin 1 ay süre ile geçerli olmak üzere yapıldığı, taşınmaz devrinin 1 aylık süre dolduktan 13 gün sonra yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( TBK ) 520 . maddesinde " Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. " düzenlemesine yer verilmiş olup, somut olay bu yasal düzenleme kapsamında değerlendirildiğinde, davacı emlakçının alıcı ve satıcı konumundaki davalıları bir araya getirdiği, ancak davacının ihtiyarında olmayan satış işleminin ise bir aylık süre geçtikten sonra gerçekleştirildiği, satış işleminin sözleşmede öngörülen 1 aylık süreden 13 gün sonra yapılmış olmasının davacı açısından sonuca bir etkisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; sözleşmenin tarafı olan davalı ... yönünden sözleşme hükümleri doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.