MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 24/10/2010 tarihinde yapılan sözleşme gereğince davacıya ait hesap bakiyesinin davalıya temliki karşılığında davalının sözleşmede belirlenen tarihlerde ve yine sözleşmede belirlenmiş ve davacıya ait banka hesabına taksitler halinde edimini ifa edeceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafın borcunu ifa etmediğinden aleyhine ... 2013/2230 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, bu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inka tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının talep ettiği 4.088,66 TL asıl alacak ve 240,94 Tl işlemiş faiz yönünden takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmiş, davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına 519,55 TL nispî vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Ancak, hüküm tarihi olan 29.01.2014 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca “hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği” ifade edilmiş olmakla, eldeki davada tarifenin ikinci kısmında gösterilen ve asliye hukuk mahkemeleri için ön görülen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi gereğince 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümüne 4 nolu bendinde yer alan “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar üzerinden, yürürlükteki AAÜT uyarınca hesaplanan 519,55 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin çıkarılarak yerine “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar üzerinden, yürürlükteki AAÜT uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılarak kararın düzelltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy