.... vekili avukat ... ile ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 09.07.2013 tarih ve 2013/67-5 sayılı hükmün Dairenin 28.10.2014 tarih ve 2014/2681-33068 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının kredi kartı borcunu ödememesi nedeniyle ihtar çekilerek hesabın kat edildiğini, tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi sonucu yapılan temyiz incelemesinde kararın onanmasına karar verilmiş,bu kez davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı, davalının kredi kartı borcunu ödememesi nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi için eldeki davayı açmıştır. Davalı, 5464 sayılı yasadan faydalanmak için başvurduğu halde gaydalandırılmadığını bu yüzden tüketici mahkemesinde dava açıp kazandığını, bu süreçte de faydalandırılmadığını,karar kesinleştikten sonra başvurduğu ve taksitle ödemeye devam ettiğini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davalının taksitlere uymayarak hakkını kaybettiğinin bildirilmesi üzerine borç hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; Davalının 5464 sayılı yasadan faydalanmak için başvurduğu halde faydalandırılmadığı, tüketici mahkemesinde dava açıp kazandığı, kesinleşen karar üzerine başvurduğu, tasitle ödediği, karardan sonra kalanları da topluca ödeyip ilgili banka şubesinden borcu yoktur yazısı aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece,tüketici mahkemesi kararında belirtilen taksitlerin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle faydalanma hakkının ortadan kalktığı gerekçesi ile borç hesaplaması yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de,anılan 23.12.2010 tarihli tüketici mahkemesi kararında borcun 671,59 TL lik taksitlerle 18 ayda ödeme hakkının bulunduğuna karar verilmiş, 4.7.2013 tarihinde bankaya taksitlendirme için başvurmuş,bu tarihten itibaren düzenli ödemesini yapmış, karar tarihinden sonra da kalan taksitleri topluca ödeyerek 24.7.2013 tarihinde ilgili şubeden borcu yoktur belgesi almıştır. Buna göre,davalının tüketici mahkemesi kararı kesinleştikten sonra davacı bankaya başvurarak yaptığı ödemelerin ile aldığı borcu yoktur belgesinin değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Kaldıki ödeme defi yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davalının aldığı borcu yoktur belgesinin mahiyeti de araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan karar düzeltme aşamasında anlaşılmakla,davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile 28.10.2014 tarihli,2014/2681-33068 esas ve karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairenin 28.10.2014 tarihli, 2014/2681-33068 esas ve karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy