MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı ile önceden arkadaş olduklarını, davalının kredi borçlarının biriktiğini, bu borçlarının ödenmesini istemesi üzerine ..... Bankası'nda bulunan hesabından havale yaparak davalının ... bankası .... şubesine olan borcunu ve davalının yasal takibe intikal etmiş olan ....Bankası kredi kartı borcunu, avukatlık ücretini yasal takip masrafları ile birlikte ödediğini, davalının kısa süre sonra borcunu ödeyeceğini belirtmesine rağmen alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine..... İcra Müdürlüğü'nün 2009/4595 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı, davacının kart borcu bedelini ödediğini ancak aynı günlerde eşine ait 30/12/2008 tarihli ... numaralı 20.000 TL bedelli çekin davalıya verildiğini, gününden önce çekin bankaya ibraz edilerek Karşıyaka 1.İcra müdürlüğünün 2008/6339 esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, bu dosyada borcun ödendiğini, çekin tamamen bu ödemeler için verildiğini, davacının alacağı ikinci kez tahsil etmek için icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma üzerine; davanın kısmen kabulü ile 12.938,23 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ve asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatı olan 5.174,10 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki dava ile davalıya ait kredi kartı borçlarını ödediğini, ancak davalı tarafından kendisine bir ödeme yapmadığını ileri sürerek davalı hakkında başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş, davalı ise davacının, kredi kartı borçlarını ödediğini, ne var ki, dava dışı kocası ....tarafından 30/12/2008 tarihli 20.000 TL meblağlı çek verilmek suretiyle borcun ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın temyizi üzerine Dairemizce; davacının, 12.07.2010 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, gerek davalıya gerekse eşi Vedat'a kredi kartı ödemesi yanında elden borç paralar verdiğini, .... borcun bir bölümüne karşılık olarak 20.000 TL.lik çek verdiğini, diğer diğer bölümün ise eşinden almasını söylediği yönünde beyanda bulunması ve kabul karşısında davacının, ödediği kredi kartı borçları ile birlikte toplam 38.240 TL. ödeme yaptığını kanıtlaması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sunulan 3.000 TL'lik EFT ve 500 TL'lik havale makbuzları ile davalı adına bankaya yatırılan miktarlar ve davalının eşinin ödemesi gereken tekne bağlama ücreti dikkate alınmak suretiyle davacı tarafından 29.938,23 TL ödeme yapıldığı ve davacının ispat ettiği bu ödemelerden, 17.000 TL'lik borca karşılık verilen çek düşüldüğünde bakiye alacak tutarının 12.938,23 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Her ne kadar Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 12.938,23 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de; havale borç ödeme belgesi olup, davacının dayandığı havale dekontları üzerinde havale olarak gönderilen paranın ne amaçla gönderildiğine ilişkin bir açıklaman bulunmadığından davacı, davalının eşine 3.500 TL borç gönderdiğini ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece davacının, davalının eşine 3.500 TL borç verdiğini ispat edemediğini gözeterek bir karar vermesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Hükme esas alınan ve yukarıda sözü edilen bilirkişi raporunda, davacının davalının eşi adına yapmış olduğu 291,95 TL tekne bağlama ücreti de dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de; davacının, davalının kredi kartı borçlarını ödemesini istemesi nedeniyle davalı adına bankaya yaptığı ödemelerin tahsili için başlattığı takibe itirazın iptalini istediğine ve davalının eşine borç para verdiğini savunmasına göre, 291,95 TL'lik tekne bağlama ücreti yönünden davacının bir talebi olmadığı ve bu yönde ıslah talebinde de bulunmadığı gözetilerek bu miktarın da davacının yapmış olduğu ödemeler yönünden dikkate alınmasına olanak bulunmamaktadır. O halde Mahkemece, 291,95 TL'lik bağlama ücreti ödemesini de davacının ödemeleri arasında dikkate alan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 220,95 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy