MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davac avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 29.12.2012 Citroen marka bir araç satın aldığını, aracın teslim aldığı günden beri sürekli olarak arıza verdiğini, halihazırda arızanın devam ettiğini ileri sürerek ayıplı araç fatura bedeli olan 34.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile 29.12.2012 tarihinde 34.000,00 TL’ye satın aldığı aracın çeşitli defalar arıza yaptığını, istediği gibi maldan yararlanamadığını ileri sürerek ayıplı mal için ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı dava konusu malda üretimden kaynaklı bir ayıp olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dava, davalı tarafından satışı yapılan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak; bedel iadesi istemine ilişkin olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince; tüketici, satın aldığı malın ayıplı olduğunu anlaması halinde satıcıdan, ayıpsız misliyle değişim ya da verilen bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını isteyebilir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya bakılacak olursa; davacının aracının ayıplı olduğuna ilişkin iddiası kapsamında mahkemece araç üzerinde konusunda uzman bilirkişi ile keşif yapılıp rapor tanzimi sağlanmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; aracın şanzımanında seyir halindeyken sürtünme sesi meydana geldiği, özellikle yüksek tork ürettiği 1.2. ve 3. viteslerden mevcut sesin daha bariz işitildiği, söz konusu arızanın üretimden kaynaklı bir hata olduğu, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece, söz konusu arızanın maldan yararlanamamayı sürekli kılması şartını sağlamadığı dolayısıyla diğer şartların yanında sürekli yararlanamama şartı gerçekleşmediğinden ayıplı mal olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de de; araçta inceleme tarihi itibariyle arızanın saptandığı, davacının sıfır km araç satın almasına rağmen aracın sürekli arızalandığı, arızanın ise keşif tarihi itibariyle halen devam ettiği, bu durumun aracın konforunu ve araçtan sağlıklı şekilde yararlanmayı etkilediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, bilirkişi raporuna göre ayıplı olduğu tespit edilen araç için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 01/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy