... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.12.2014 gün ve 8-712 sayılı hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Asil ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı avukat, davalıyı vekil olarak temsil ettiğini ancak haksız olarak azledildiğini beyanla 26.400,00 TL vekalet ücretinin tahsilini istemiş, yargılama sırasında verdiği feragat dilekçesi ile talebinin 2.520,00 TL olduğunu, kalan kısımdan feragat etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 350,00 TL akdi vekalet ücreti, 350,00 TL karşı yan vekalet ücreti olmak üzere toplam 700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Dava konusu talep miktarı 2.520,00 TL olup mahkemece, 700,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından temyiz edilen bölüm 1.820,00 TL olup karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle temyiz edilen bölüm miktar itibariyle kesin olduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy