MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisini ile davacıyı davalıya ait, arsa üzerinde projelendirilmiş inşaatın yaptırılması ve inşaatın denetlenmesi konusunda vekil tayin ettiğini, davacının sözleşme kapsamında üstlendiği tüm sorumlulukları yerine getirdiği halde işi bıraktığı ve inşaatı terk ettiğinden bahisle davacıya dolandırıcılık suçu izafe edilerek hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/1255 soruşturma nolu dosyasıyla soruşturma başladığını, ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu durumun davacının psikolojisini bozduğunu, mesleki itibarının zedelendiğini, şikayet hakkını kötüye kullanan davalı ile ilgili olarak 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, manevi tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi dolayısıyla taraflar arasındaki ihtilaf açık olup bu ihtilafa dayalı olarak dava yanında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu anlaşılmaktadır. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Davalının davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vermesi hak arama niteliğinde bulunup, şikayet dilekçesinde davacının kişiyi küçük düşürücü sözlerin yer almadığı görülmekle bütün bu değerlendirmeler ışığında manevi tazminata hükmetme şartları oluşmadığı halde mahkemece manevi tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 85,40 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.