MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında tesisinin aşınma payları düşülerek 2101 ve 2101/1 analiz nosu ile taşınmazına 15.249,00 TL tesis bedeli takdir edildiğini, ağaç bedelinin tamamı ile enkazın %10'una tekabül eden 8.226,72 TL nın ödeneceğinin taahhüt edildiğini, taşınmazın tamamının davalıya devredildiğini, yapı bedelinin tamamının ödenmesi gerekirken %10 bedelin ödenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bakiye 7.023,00 TL yönünden icra takibi başlattığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., 28.11.2013 tarihli yazıyla icra dosyasına 8.312,90 TL ödediklerini, davacının bir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, işbu davanın 07/02/2014 tarihinde açıldığı, 05/12/2013 tarihinde dosyaya 8.302,86 TL'nin yatırılmış olmasına rağmen itirazdan açıkça vazgeçilmediğinden ödemenin yapılması talebi icra müdürlüğünce de reddedildiğinden yargılamanın bu yönde sürdürüldüğü, enkaz bedeli haricindeki bedelin de tahsiline karar verilebileceği yönündeki 13. Hukuk Dairesi'nin içtihatları da göz önüne alınarak davacının takibine vaki itirazdan sonra, dava açılmazdan önce takipte ulaşılan miktarın 8.302,86 TL 05.12.2013 tarihinde yatırılmış olduğu, ancak itiraz kaldırılmadığı, ödenmediği gerekçesi ile itirazın iptaline, yatan miktarın davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, yapı bedelinin tamamının ödenmesi gerekirken %10 bedelin ödenmesinin hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle bakiye 7.023,00 TL yönünden başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmış; davalı, icra dosyasına 8.312,90 TL yı yatırdıklarını savunmuş; mahkemece, icra takibinden sonra, dava açılmadan önce 8.302,86 TL yatırılmış ise de, itirazdan açıkça vazgeçilmediği, itirazın kaldırılmadığı ve alacaklıya ödenmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; takip tarihinin 29.07.2013, tahsilat tarihinin 05.12.2013, iş bu davanın açılış tarihinin 07.02.2014 olduğu, davacı alacaklı vekilinin 13.02.2014 tarihli reddiyat makbuzuna göre 7.814,94 TL yı icra veznesinden tamamen aldığı anlaşılmaktadır. İcra Müdürlüğünün 13.02.2014 tarihli karar tensip tutanağına göre icra takibine süresinde itiraz edilmediğinden ve dosya borcu yatırılmış olduğundan takibin devamına ve paranın alacaklı vekiline ödenmesine karar verildiği, ödeme emrinin 05.08.2013 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 28.08.2013 tarihinde, 7 günlük itiraz süresi geçirildikten sonra ödeme emrine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Davalı borçlu tarafından usulüne uygun, süresi içinde yapılmış bir itiraz bulunmadığından icra takibi durdurulmamış olup, davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı yoktur. Hal böyle olunca, davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. HMK 114. maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı olup, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.