MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar ..., avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara 2009 yılında verdiği borcun ödenmemesi üzerine 2012 de bu durumu protokole bağladıklarını, bu kapsamda davalıların 17.250 Euro ödemeyi taahhüt ettiğini ancak kısmi ödemede bulunup 11.250 Euro'yu ödemediklerini ileri sürerek başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı ... parayı davalı ... adına aldığını ve ona verdiğini bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ... borcu aldığını ancak ödediğini, davalı Işıklı Elektrik Ltd Şti ise uyuşmazlığın tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ... ve yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalı ... Yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ve davalılardan.... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, protokole dayalı alacağa ilişkin yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 13/12/2012 tarihinde imzalanan protokolün içeriğinde, davalı ... 17250 Euro borcu bizzat davacı ...'den ... adına aldığını, 2012 yılı içerisinde kendisinin ve Mehmet'in bu borcu ödeyeceğini taahhüt etmiş ve imza inkarında bulunmamıştır. Protokol ... nin kaşesi vurularak ve üzerine ... adına yazılarak borçlu olarak yalnızca ... tarafından imzalanmıştır. Davacı ...'nın şirketi temsil ettiğine veya onun adına borçlanabileceğine dair bir vekaleti yahut yetki belgesi bulunmamaktadır. Öyleyse şirkete husumet yöneltilemeyeceğine dair verilen yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki Davalı ... yönünden; imzası inkar edilmeyen protokolle ödeme taahhüdünde bulunduğu ve bu şekilde borcu üstlendiği hususu çekişmesizdir. Öyleyse borcu ödediklerini ispat yükü mahkeme içi ikrarı ile parayı aldığını kabul eden Mehmet'in ve ödeme taahhüdünde bulunan Mustafa 'nın üzerindedir. Ödeme olgusu ise davalılarca ispat edilemediğine göre mahkemece davalı ... yönünden de davanın kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
3. Kabule göre de, davalılardan....i yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmesine karşın lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'in tüm davacının ise temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının davacı lehine, üçüncü bentte açıklanana nedenlerle kararın davalı şirket lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy