MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ....vekili avukat ... ile diğer davalı ....vekili avukat ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 12.05.2006 tarihinde ayak tırnağındaki ağrıların artması sonucu ilk olarak ...ne müracaat ettiğini, şifa bulamadan taburcu edildiğini, akabinde çeşitli hastanelerde de tedavi gördüğünü ancak bütün bu hastane ve tedavi sürecinin ... Hastanesinde 2010 yılında yapılan bacak kesme operasyonuyla son bulduğunu, tüm bu tedavi sürecinde yanlış uygulamalara maruz bırakıldığını, gelinen sonuç itibariyle de çok acılar çektiğini ve 2006 dan bu yana mesleğini icra edemez duruma geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000TL maddi, 100.000TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... yönünden yargı yolu nedeniyle dava dilekçesinin reddine, diğer davalı özel hastaneler yönünden de ispatlanamayan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davada, 1.000TL maddi, 100.000TL manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, tüm taleplerin reddine karar verilmiş ve davalılar lehine maddi tazminat talebi yönünden 1.500TL, manevi tazminat talebi yönünden de 10.400TL vekalet ücreti verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10/3.maddesinde yer alan “bu davaların tamamen reddi durumunda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” hükmü gereğince AAÜT'nin 2.kısmına göre, davalı yararına, manevi tazminat talebi yönünden 1.500TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Ayrıca, davacının reddedilen maddi tazminat talebi 1.000TL olduğundan, yine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde yer alan “1)Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. 2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü gereğince, davalı yararına 1.000TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Hal böyle iken, mahkemece davalı yararına daha fazla vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nın 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 4. bendinin ikinci fıkrasının hükümden tamamen çıkarılarak yerine, "Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükteki AAÜT uyarınca maddi tazminat talebi yönünden 1.000TL, manevi tazminat talebi yönünden 1.500TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine," cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.