MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisi adına kayıtlı aracı, oto alım satımı yapan davalılardan ...'a verip karşılığında takasa araç aldığını, ...'in diğer davalı oto alım satımı işi yapan diğer davalı ...'ya sattığı, onun da öteki davalı ...'e satıp teslim ettiğini, tüm satışların haricen yapıldığını, davalı ...'in elinde iken oğlu ... tarafından kullanımı sırasında meydana gelen kazada Recep'in vefat ettiğini, olayda ...'in tam kusurlu sayıldığını, sigorta şirketinin araç maliki olması nedeniyle ödediği tazminatını açılan dava ile kendisine rücu ettiğini ve ödediğini, kazadan sonra davalıların gelerek kendisinin sorumlu olmadığına ilişkin belge verdiklerini bildirerek ödediği tazminat bedeli ile araç elinden çıktıktan sonra ödediği para cezası ile vergilerle birlikte toplam 15.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyanın incelenmesinde; Davacının trafikte üzerine kayıtlı aracı davalı ...'e haricen satıp yerine takasa araç aldığı, davalı ...'in de aracı oto alım satımcısı ...'ya sattığı, onunda davalı ...'e haricen sattığı, ...'in oğlunun kullanımında iken meydana gelen trafik kazasında ...'in vefat ettiği, kazada tam kusurlu sayılması nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın araç maliki olarak davacıya açılan dava ile rücu edildiği ve davacı tarafından mahkeme sonucu ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, ödediği bu tazminat ile vergi ve para cezalarının ve uğradığı üzüntü nedeniyle manevi tazminat alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalılar, satış sözleşmelerinin geçersiz olması nedeniyle davanın reddini savunmuşlardır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 20/d maddesi uyarınca trafikte kayıtlı araçların satışının resmi olarak yapılması zorunludur. Davacı ve davalılar arasındaki tüm satışlar haricen yapıldığından geçersizdir. Geçersiz satış nedeniyle taraflar birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlüdür. Ne varki bu geçersizlik harici araç satışı nedeniyle aracın elinde kaldığı sürece meydana gelecek kaza nedeniyle ödenecek tazminat ve tamirat bedelleri, araç vergisi ve araç kullanılması nedeniyle ödenen para cezalarının her zilyedin kendisi tarafından ödenmesi konusunda ayrı bir sözleşme yapılmasına engel değildir. Kazadan sonra davalı ... ile davacı arasında yapılan sözleşme ile kazaya karışan dava konusu aracın davacı tarafından davalı ...'e satıldığı, kaza ve cezalarının davalı ... tarafından ödeneceği, davacının da aracın devrini davalı ...'ye vereceği taahhüt edilmiştir. Sözleşme serbestliği ilkesi gereği, davalı ... davacıya karşı araç kendi elindeyken olan kaza nedeniyle ödenen tazminatı ve sair ceza ve vergileri davacıya ödemekle yükümlüdür. Mahkemece, davacının yaptığı ödemeler denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik değerlendirme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.