MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalıya 04.02.2008 tarihinde 20.000 Euro miktarında borç verdiğini, karşılığında ise 04.02.2008 tarihli belge düzenlendiğini, davalının söz konusu borcu ödemediğini, noter kanalı ile ihtarname göndermesine rağmen sonuç alamadığını, bahse konu alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 49.200,00 TL asıl alacak, 606,00 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kardeşi olan davalıya 04.02.2008 tarihinde verdiği 20.000 Euro borcun karşılığında aynı tarihli belge düzenlendiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi nedeni ile bahse konu alacağın tahsili için başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin; uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra takibine konu olan alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, iki numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “davacının icra inkar tazminatı talebinin uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle yasal şartları oluşmadığından reddine” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine aynen "Davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 2.736,24 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan 50,40 TL kalan harcın istek halinde davacıya iadesine, 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy