... ile 1-... vekili avukat ..., 2-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26,12,2014 gün ve 2012/632-2014-599 sayılı hükmün davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı,....Bankası.... şubesinden dava dışı Hüseyin isimli kişinin kullandığı krediye olan kefaleti nedeniyle, banka tarafından aleyhine başlatılan haksız takipten kaynaklı uğradığı zararın tazmini amacıyla 16.11.2011 tarihli Noter vekaleti ile davalı Avukat ...'ı vekil tayin ettiğini, ancak davanın süresinde açılmayarak zamanaşımına uğramasına sebebiyet verildiğini, diğer davalının da avukat olup, davalı ... tarafından tevkil edildiğini ileri sürerek, 3.600 TL maddi, 1.400 TL manevi tazminatın tahsilini istemiş, mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile 1.100 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm her iki davalı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890.00 YTL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Eldeki davada, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, diğer davalı hakkındaki davanın ise 1.100 TL lik kısmının kabulüne karar verilmiş olup, temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.890.00 YTL yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davalıların temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy