MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, meydana gelen kaza nedeni ile davalıya vekaletname verdiğini, davalının 08.09.2009 da trafik poliçesi kapsamında kazadan ötürü ... Sigorta AŞ'den 112.578,69 TL ödeme aldığını, davalı ile vekalet ücretine dair anlaşmalarının %20 olduğunu, ancak davalının 73.000 TL tahsilat yaptığı ve %20 vekalet ücreti olan 14.600 TL nın mahsubu ile bakiye kısmın yatırılacağına dair beyanına itibar ederek ibraname verme konusunda yanıltıldığını, davalının 73.000,00 TL değil de, 112.578,69 TL aldığını daha sonradan ... Sigorta Aş den öğrendiğini, 112.578,69 TL dan %20 vekalet ücreti 22.515,73 TL nın mahsubuyla bakiye 90.062,96 TL nın ödenmesi gerekirken sadece 58.400 TL ödendiğini ileri sürerek, ödenmeyen bakiye bedelin tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından sunulan ibranameye davacının imza inkarında bulunmadığı, miktar belirtmeksizin verilen ibranamenin ibra edilen kişiyi borçtan kurtaracağı, ibranamede “Ak Sigorta Aş.den iş göremezlik tazminatı olarak tahakkuk eden tazminatın tamamını tam ve eksiksiz aldım, Av. ...'i kesin ibra ederim” sözleriyle ibra ettiği, davacının belgenin aksini aynı kuvvetle yazılı belgeyle kanıtlaması gerekip, belge sunmadığından “tüm yasal deliller” demek suretiyle yemin deliline dayandığından yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacının yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği, davalının da ibranameyle davacının alması gereken bedeli ödediğini kanıtladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya verdiği vekaletname uyarınca trafik poliçesi kapsamında meydana gelen kazadan ötürü davalının, ... Sigorta Aş den 112.578,69 TL almasına rağmen 73.000,00 TL tahsilat yaptığını beyan ederek, aralarındaki anlaşma gereğince bu bedelin %20'si olan vekalet ücretini mahsup ettikten sonra kalan 58.400,00 TL yı ödediğini, 112.578,69 TL dan %20 vekalet ücretinin mahsubundan sonra davalının ödemesi gereken miktarın 90.062,96 TL olması gerektiğini, bakiye bedelin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmış, davalı ise davacının hasar dosyasından kaynaklı tüm hak ve alacaklarını aldığına dair kendisini ibra ettiğini savunmuştur. Dava; davalının, vekalet görevini kötüye kullanması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 506/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 508/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır.
Her ne kadar mahkemece; “ibraname belgesi” başlıklı belgede miktar belirtilmeksizin davalının ibra edildiği, bu belgenin aksinin aynı kuvvette yazılı belge ile ispatı gerektiği, davacının yemin teklif etme hakkını kullanmadığından davalının, davacının alması gereken bedeli ödediğini kanıtladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, ibraname belgesinde davacının ... sigorta Aş.den iş göremezlik tazminatı olarak tahakkuk eden tazminat miktarının ne kadarını aldığı açıkça belli olmadığı gibi, davalının, davacının hesabına 11.09.2009 da ... Sigorta hasar dosyası açıklaması ile 58.400,00 TL yatırdığı anlaşılmaktadır. Davalının vekalet ilişkisi uyarınca %20 oranında vekalet ücretine hak kazandığı hususu taraflar arasında ihtilafsız olup, mahkemenin de kabulündedir. Vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır. Somut uyuşmazlıkta davalı, 27.05.2009 tarihli vekaletnameye istinaden davacı adına toplam 112.578,69 TL sigorta tazminatını tahsil ettiğine göre, bu hususta hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davalının 27.05.2009 tarihli vekaletnameye istinaden davacı adına tahsil ettiği sigorta tazminatından %20 vekalet ücretinin mahsubu ile bakiye miktardan sorumlu olduğu dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.