MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket elemanları tarafından defalarca telefonla aranarak kuru temizleme ve sağlık hizmetleri ile ilgili olarak aynı paketin birden fazla satışının yapıldığını, bu hususun kredi kartı ekstresinden anlaşıldığını, yapılan satışların yazılı olarak teyit edilmediğini, davalının yanıltarak aynı mahiyette olan ürün ve hizmeti satarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, 6.340 TL. borçlu olmadığının tesbiti ile tahsil edilen fazla paraların da istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının içerikleri birbirinden farklı olan ürünler için telefon görüşmeleri sonunda onay verdiğini, dava açılınca şirketin itibari açısından toplam 1.152 TL.nin iade edildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirket elemanlarının 1 yıl içinde kullanılabilecek olan kuru temizleme ile ilgili köpükkart isimli ürünü 2.11.2013 tarihli işlemle iki kez ve 18.11.2013 tarihli işlemlerle satıldığını, yine aynı mahiyetteki sağlık hizmeti ile ilgili olarak 9.10.2013 tarihli süperpaket, 25.10.2013 ve 7.11.2013 işlem tarihli işlemle medpower hizmeti satışının yapıldığını, davalının bu şekilde, daha önce sattıkları hizmetlerin aynısını telefonda tekrar anlattıktan sonra yeni bir tahsilat için onay almadan eskisini tekrarlar surette yanıltıcı tavır sergilediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı davacının satın alma işlemlerine onayının bulunduğunu, savunmuştur. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda davacının müşteri hizmetleri ile yaptığı görüşme kayıtları dökümünde davalının yaptığı tüm işlemlere onay verdiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan tarihsiz bilirkişi raporunda, tarafların CD içerisindeki konuşma kayıtlarının çözülmesinde, 25.10.2013, 2.11.2013 ve 7.11.2013 tarihli köpükkart ve sağlık hizmetlerinin satışı sırasında davacının onayının alınmadığının görüldüğü açıklanmıştır. Ayrıca davacı ile davalı arasındaki mesafeli satışlara ilişkin olarak bir kısım sözleşmelerin de yazılı hale getirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporuna atıf yapıldığı halde, kararın gerekçesinde ayrıntılı bir açıklama yapılmadan, bilirkişi görüşünün aksine tüm sözleşmelere davacının onayı varmış gibi yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. O halde, mahkemece, davacı ile davalı arasında yapılan mesafeli satışa ilişkin hangi sözleşmelerin bulunduğu tek tek belirlenmeli, bu sözleşmelerden yazılı hale getirilenler dışında davacının hangi sözleşmeler için onayının bulunduğu belirlenmeli, özellikle telefon görüşmelerinde daha önce satılan ürünün daha avantajlı ve indirimli şekilde yeniden sunulduğu izlenimi ile davacının onayının alınıp alınmadığı hususları da gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy