MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, dava ve birleşen davalarında davalılar ... ile davacı şirketin eski müdürü ...’ın el ve işbirliiği içerisinde sahte senet düzenlediklerini, davalılardan Altan’ın bu senetleri alacaklı sıfatıyla davacı şirket aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek, sahte senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesi istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davalı ... yönünden davaların kabulüne, davalı ... yönünden açılan menfi tespit davalarının husumet yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu gerekçesiyle reddine ve davalı ... lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2013 yılı AAÜT’nin 7/2. maddesine uyarınca davanın, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları (maktu) geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Buna göre; dava değerinin 385.000,00 TL olduğu gözetildiğinde mahkemece, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına, AAÜT’nin 7/2 maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin, maktu vekalet ücreti miktarını geçemeyeceği öngörüldüğünden, davalı ... yararına asıl dava ve birleşen davalar için ayrı ayrı 1.320,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan (1) no‘lu bent gereğince davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no‘lu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün sırasıyla 1, 2 ve 3’üncü bentlerinde davalı ... lehine takdir edilen “10.050,00", "15.550,00" ve "10.050" vekalet ücretlerine ilişkin rakamların hükümden çıkarılarak, yerlerine ayrı ayrı olmak üzere “1.320,00" rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL. harcın davalı-Şener Aydından, 196,99 TL harcın davalı-...'dan alınmasına, peşin alınan 75,60 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.