MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 13.05.2010 tarihinde tüketici kredisi kullandığını ve 17.000,00 TL talep ettiğini, ancak davalı bankanın kendisi bilgisi ve muvafakat dışında bu kredinin ikiye bölündüğünü, bankanın bu hatasını düzeltmek için yeniden kendisini bankaya çağırdığını, önceki iki kredinin kapatılmak suretiyle tek kredi şeklinde yapılandırıldığını, bu yapılandırma nedeniyle fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, yapılandırma işleminin iptali ile maaşından fazladan kesilen 3.330,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı bankadan kullandığı 03.05.2010 günlü 7.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli kredilerin 04.01.2011 tarihinde yapılan yapılandırma işleminin iptaline, 2.541,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı yanca temyiz edilmiştir.
1-Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve banka tarafından yapılan yapılandırma işleminin iptali ile fazla alınan bedelin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, kullandığı iki adet tüketici kredisinin 4.1.2011 tarihinde yeniden yapılandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile fazla alınan bedelin tahsilini istemiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki 4.1.2011 tarihli 16.500 TL bedelli tüketici kredisi sözleşmesinin her sayfasında davacının imzasının bulunduğundan, geçerli bir kredi sözleşmesi olduğu görülmüştür. Geçerli bir kredi sözleşmesi ise, tarafları bağlar. O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy