MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından dosya masrafı, ödeme planı değişikliği v.b. adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak kesinti yapıldığını ileri sürerek, toplam 3.020,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.175,00 TL‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile alacak miktarını 3.020,00 TL olarak belirlemiştir. Dava kısmen kabul edildiği halde yargılama masrafının paylaştırılmaması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Dava, konut kredisi sözleşmesi sırasında davacı tüketiciden haksız olarak alınan 3.020,00 TL masrafın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.175,00 TL‘nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesine göre; “(1)Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Buna göre; mahkemece reddedilen 845,00 TL‘lık kısım için yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 750,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendinde bulunan "giderinin" kelimesinin hükümden çıkarılarak yerine "giderinden kabul ve ret oranı gözetilerek 30,10 TL'nin" sözlerinin yazılmasına, 3. bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 4. bendinde bulunan "davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," ibaresinn hükümden çıkarılmasına mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün 6. numaralı bendinden sonra gelmek kaydıyla “7- Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 12. maddesi uyarınca 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy