MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalının 2011 yılı SGK Taslak Denetim Raporunu esas almak suretiyle kurum mevzuatına aykırı şekilde Ocak-Haziran 2011 döneminde kredi kartı ile tahsilat yapılan 461 kişiden fazla ilave ücret alındığı gerekçesiyle Sözleşmenin 11.1.8. maddesi uyarınca 326.889,50 TL cezai şart uyguladığını, bu işlem uygulanırken hastalara ait kredi kartı bilgilerine dayanıldığını, ödemelere ait kayıtların tıbbi bilgiler ile eşleştirilmesinin yapılmadığını, ilave ücret tutarlarının hesaplanma yöntemi, tahsilat ve hizmet tarihi, hasta isimleri, fatura ve kredi kartı kredi kartı sahibine ilişkin bilgiler karşılaştırılmadan işlem tesisinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Kurum nezdinde yapılan haklı itirazlarının da dikkate alınmadığını ileri sürerek cezai şart nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai işlem uygulanmasına dair davalı işleminin iptaline ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar 17/07/2014 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de davalı bu rapora “davacı tarafça cezai işleme yapılan itiraz sonucunun itiraz komisyonunca karara bağlanabilmesi için denetim biriminin raporunun beklendiğini, itiraz komisyonunca yapılacak değerlendirme sonucu mahkemeye bilgi verileceği” belirtilerek itiraz edilmiştir. Mahkemece, bu itiraz dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan 850 hasta evrakı üzerinde liste halinde hasta bazında inceleme yapıldığı ve uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı sonucuna varıldığı, cezai işlem dayanağı rapor ve yazı ekinde sunulan listede ise 461 hastadan fazla ilave ücret alındığı, karar sonrasında 27.10.2014 tarihinde sonuçlanan “sözleşme cezaları itiraz komisyonu kararı”nda da 149 hastadan fazla ilave ücret alındığı bilgisine yer verildiği, hastaların liste halinde durumlarının ayrı ayrı değerlendirildiği ve cezai işlemin yerinde olduğu kabul edilerek itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca Mahkemece konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle her iki rapor ve inceleme sonuçlarının hasta bazında isim listelerinin de karşılaştırmak suretiyle çelişkileri giderici ve açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy