MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddineyönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının taşınmazı üzerinde tadilat ve kazı çalışması yaparken murisleri babaları Turhan Küçükerdemir’e ait terzi dükkanının yıkılmasına ve içindeki eşyaların zarar görmesine ve kullanılamaz hale gelmesine sebep olduğunu, davalının, murisleri ile imzaladığı 29/03/2010 tarihli sözleşme gereğince verilen zararı 40 gün içinde karşılayacağını taahhüt etmesine rağmen edimini yerine getirmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile 9.250,00 TL tazminatın 01/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, yapılan tadilat ve kazı çalışması ile terzi dükkânının yıkılması arasında illiyet bağı bulunmadığını, söz konusu binanın eski olmasından dolayı yıkıldığını savunarak davacıların yıkılan dükkânlarının yerine eskisinden daha iyi bir dükkân teslim ettiğini savunarak, eski dükkân ile yeni dükkânın değerindeki farktan dolayı takas mahsup talebinde bulunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile murisleri arasında imzalanan 29/03/2010 tarihli sözleşmeye ve dava öncesi Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi’nden alınan 15/06/2010 tarihli tespit raporuna dayanmaktadır. Mahkemece bu tespitte bilirkişi olarak görev yapan terzi Halil CINCIK tarafından belirlenen dava konusu yıkımdan zarar gören terzilikte kullanılan malzeme ve eşyaların değerine (9.286,00 TL) itibar edilerek hüküm kurulmuş, davalının takas def’i itirazı da yerinde görülerek eski dükkân ile yeni dükkânın değeri arasındaki fark bu miktardan mahsup edilmiştir.
Ne var ki davalı, yokluğunda dava öncesi alınan bu rapora itiraz etmiştir. Dosya içinde mevcut görevlendirilen bilirkişi avukat Şerafettin Öztaş’ta bina içindeki malzemelerin fiyatına ilişkin olarak manifatura, makine mühendisi ve mobilya konularında uzman bilirkişilerden görüş alınmasını ifade etmiştir.
Hal böyle olunca Mahkemece davalı tarafın iddialarını karşılar nitelikte konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişiler marifetiyle terzi dükkânında bulunan tutanak altına alınan eşya ve malzemelerin olay tarihi itibarıyla değerinin tespit edilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.