MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 16.04.2013 tarihinde davalıdan .... bir cep telefonu satın aldığını, telefonun tanıtımına yönelik reklamlarda su altında da çalışabildiğinin söylenmesi üzerine özellikle bu telefonu tercih ettiğini, telefonu satın aldıktan sonra deneme amaçlı olarak suyun altında çekim yapmayı denediğini ancak bundan sonra telefonun bir daha eskisi gibi çalışmadığını ve sonunda bozulduğunu, satış bedelinin ve 2000 TL manevi tazminatın davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, telefon satış bedeli olan 1.888,97 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak, hüküm tarihi olan 18.12.2014 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca “hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği”, anılan tarifede tüketici mahkemeleri için maktu vekalet ücretinin 750 TL olarak belirlenmiş olması nedeniyle 12.madde hükmü nazara alınarak, somut olayda davacı lehine 750,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 500,00 TL vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün 6 numaralı bendinde yer alan "500,00 TL" söz ve rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine "750,00 TL" söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy