MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, otogarının yap işlet devret modeli ile yapılması ve işletilmesi hususunda davalı ile aralarında 09.10.1997 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 8. maddesinin d bendine göre davalının tesisin sigorta poliçesini büyükşehir belediyesi adına yaptırması gerektiğini ancak poliçenin davalı adına yapıldığını bu nedenle otogara ilişkin sigorta poliçelerinin kendileri adına yapılmasına, ayrıca yine aynı sözleşmenin 8. maddesinin ı bendi gereği otogara giriş çıkışlarda alınan ücretlerin %20 sinin kar payı olarak işletme yılı sonunda kendilerine ödenmesi gerektiği halde davalı tarafın eksik ödeme yaptığından bahisle 15.12.2008-14.12.2009 ve 15.12.2009 ile 14.12.2010 tarihleri arasında tahsil olunan brüt gelirin %20 sinin şimdilik 20.000,00 TL sinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının sigorta poliçesi ile ilgili talebinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, sözleşme gereği kar payı olarak ödenmesi gereken 20.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacı, davalıyı, dava tarihinden evvel gönderdiği 03.02.2011 tarihli ihtarla temerrüde düşürmüştür. Bu ihtarın davalıya tebliğ edildiği tarihe ilişkin dosyada belge bulunmadığından hem ihtarda verilen sürenin dolduğu hem de davalı tarafından ihtara verilen cevap tarihi olan 18.02.2011 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağa 18.02.2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün birinci fıkrasında yer alan “20.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren” sözlerinin hükümden çıkartılarak yerine “20.000,00 TL nin 18.02.2011 tarihinden itibaren” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.000,20 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın davacıya iadesine, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy