... vekili avukat ... ile ...'na izafeten ... Muhakemat Müdürlüğü vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11/11/2014 gün ve 2014/115-2014/454 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı kurum, davalı idarece gönderilen ilanların yayınlatılması sureti ile sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiğini, buna karşılık davalı idarenin ilan bedellerini müteaddit kez başvuruda bulunulmasına rağmen ödemekten kaçındığı ileri sürülerek, 4.639,38 TL ilan bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini istemiş; mahkemece, 24/12/2012 tarih - 25449 nolu faturanın ilişkin olduğu 19/12/2012 tarih 64775 iş emri nolu 80403 ilan nolu ilanın yayımlanmasından dolayı 1.194,73 TL ilan ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 30/01/2014 tarih - 2548 iş emri nolu 6339 ilan nolu ilanın yayımlanmasından dolayı 2.457,46 TL ve 04/02/2014 tarih - 3002 iş emri nolu 7305 ilan nolu ilanın yayımlanmasından dolayı 987,19 TL olmak üzere toplam: 3.444,65 TL alacak yargılamanın devamı esnasında 05/03/2014 tarihinde ödendiğinden davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, dava tarihi olan 28/02/2014 tarihinden ödeme tarihi olan 05/03/2014 tarihine kadar ki dönem için 4,30 TL işlemiş faiz alacağının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.’nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890.00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay....23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da ....urulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalının aleyhine hükmedilen bedel karar tarihi itibariyle 1.890.00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle davalı yönünden kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy