MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kulüpte voleybol sporcusu olarak 2006 - 2010 sezonlarında kesintisiz voleybol oynadığını, 2010-2011 sezonunda kulübün voleybol şubesini kapatması sebebiyle Burhaniye Belediye Spora transfer olduğunu, 2011-2012 sezonu için tekrar davalı spor kulübünden çağrı aldığı için İzmir'e geldiğini, Kulübü 3. Ligden 2. Lige çıkarttıklarını, davalı kulüple 2012-2013 sezonu için Temmuz 2012’de aylık net 2.000,00-TL olmak üzere 10 aylık sözleşme imzaladığını, sporcu olan eşinin de işini bırakarak İzmir'e geldiğini ve aile birliğini İzmir'de kurmaya karar verdiklerini, lig başlamadan önce antrenmanlara devam ettiğini, ilk maaşının hesabına 05.09.2012 tarihinde 2.000,00-TL olarak yatırıldığını, ancak daha sonra yeni başlayan antrenör tarafından 20/09/2012 tarihinde artık çalışmalara katılmamasının kendisine bildirildiğini, transfer sezonunun 1 Temmuz - 30 Eylül olduğunu, davalı kulübün sözleşmeyi federasyona bildirmeyerek lisansını tescil ettirmediğini, vize işlemi yaptırmadığını, artık bu tarihten sonra başka bir takım bulma şansının kalmadığını ve bir yıl müsabakalara katılmaktan mahrum kaldığını ve gelir kaybına uğrayarak manevi olarak da zarara uğradığını, bu durumun karşı tarafa noter ihtarıyla belirtildiğini beyanla haksız fesih sebebiyle 18.000,00-TL ücret alacağı ve ayrıca 7.000,00-TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava; sözleşmeden doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı sözleşme kurulduğunu, başarılı bir sporcu olduğunu ve aynı kulüpte öteden beri oynadığını, yönetim kurulu tutanaklarının tek taraflı olduğunu ve deneme süresine tabi tutulmadığını, deneme süresinin varlığını iddia eden davalı tarafın ispatlaması gerektiğini ileri sürmekte; davalı kulüp ise yönetim kurulu tutanaklarına dayanarak davacı sporcu ile aralarında yapılan bir sözleşme bulunmadığını, 25.06.2012 tarihinde anlaşma imzalanan yeni antrenör ile sporcuların performans raporlarına göre sözleşme imzalanmasına karar verildiğini, davacının da aralarında bulunduğu yedi voleybolcunun denemeye alındığını, 11.07.2012 tarihinde altı sporcu ile sözleşme imzalanmasına karar verildiğini, davacı hakkında önce net bir kanaate varılamadığını ve deneme süresinin uzatıldığını, ancak 27.08.2012 günü performansının yeterli bulunmaması nedeniyle sözleşme yapılmamasına ve antrenmanlara katılmasının karşılığı olarak hesabına 05.09.2012 tarihinde 2.000,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiğini savunmaktadır.
Mahkemece iki spor hukukçusundan bilirkişi raporu alınmıştır. 27.01.2014 tarihli ilk raporda, “TVF Talimatına göre tip sözleşmelerin yılın Haziran ayı sonuna kadar yapılması gerektiği, uygulamada vize ve lisans işlemlerinin sonraya bırakılarak sporcuların deneme süresine tabi tutulduğu, yönetim kurulu tutanakları kabul edildiği takdirde denemenin varlığının sabit olduğu, ancak esami listelerinde devamlı yer alan, diğer voleybolculara göre daha fazla ücret alan ve uzun süreden beri aynı kulüpte başarılı bir şekilde performans gösteren davacının deneme süresine tabi tutulduğunun kendisi tarafından da kabulü gerektiği, hizmet akdinin yönetim kurulu tutanaklarının düzenlemesi ile başladığı, davacının hesabına yatırılan paraya ilişkin dekontta da “maaş” açıklaması yapıldığı” vurgulanmış, sonuç olarak antrenör ile uyumsuzluk sebebiyle sözleşmenin haksız feshedildiği görüşü hakim olmuştur. Hükme esas alınan 02.07.2014 tarihli 2. Raporda ise, yönetim kurulu tutanaklarının tanık beyanları ile örtüşmesinden hareketle “voleybolda yaygın bir uygulama olarak deneme sürelerinden sonra kesin sözleşmelerin yapıldığı” kanaatine ulaşılmış, taraflar arasında deneme süreli şarta bağlı bir sözleşmenin varlığı kabul edilerek şartın gerçekleşmemesi(antrenörün olumlu performans raporu vermemesi) sebebiyle asıl sözleşmenin gerçekleşmediği, ödeme yapılan 2.000,00 TL ise ödeme zamanı ve biçimi itibarıyla sözleşme karşılığı aylık maaş ücreti olmayıp deneme süresindeki emeklerinin karşılığı olarak telakki edilmiştir.
Taraflar arasında dosyaya ibraz edilen bir sözleşme bulunmayıp, ihtilaf deneme süresinin varlığı ya da yokluğu noktasındadır.
Görüldüğü üzere, alınan bilirkişi raporları arasında, değerlendirmeler ve varılan sonuçlar açısından çelişki bulunmaktadır. Hal böyle olunca iki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden, bunlardan birine itibar edilerek hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece, özellikle voleybol sporu hukukunda uzmanlık sahibi bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile açıklamalı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli, her iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy