MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30/07/2009 tarihli sözleşme ile yüklenici olan davalıdan proje üzerinde iken daire satın aldığını, daire teslim edildiğinde vadedilen özelliklere haiz olmadığını, eksik işlerin bulunduğunu ileri sürerek, eksik ifa nedeniyle değerinden fazla ödenen bedel için şimdilik 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmazın dava açılmadan önce üçüncü kişiye devredilmesi ile artık davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yükleniciden proje aşamasında satın alınan taşınmazda mevcut eksik işler nedeni ile oluşan değer kaybının tazminine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 30/07/2009 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalanmış olup dava konusu uyuşmazlık bu sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davacının, dava tarihinden önce 11/06/2013 tarihindede taşınmazı üçüncü bir şahsa devrettiği hususunda çekişme bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece bu devir ile tüm hak ve yetkilerin üçüncü şahsa geçtiği gerekçesi ile husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olmayıp sözleşmeden kaynaklandığından alacak istemleri tapu devredilse de devam eder. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yan lehine BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.