MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Davacı, davalı kurumun kadın hastalıkları ve doğum bölümünde yatan hastalardan " acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri dolayısıyla kişilerden bir ücret talep edilemez " hükmüne göre 14 hastaden ilave ücret alınamayacağı gerekçesiyle ceza şart uyguladığını, oysaki bu hastalara normal doğum ağrısı ile gelmesine rağmen endikasyonlar gelişmiş olması ve doktor tavsiyesi doğrultusunda sezaryen işlemi yapıldığını, yani acil vaka olarak tıp merkezine bir başvurunun olmadığını, bu ndenle şirketin %30 ilave ücret alma hakkı olduğunu, davalı kurumun savunma istemesi üzerine savunma yazısında 2012 yılı sözleşmesinin 11.3.8 maddesi çerçevesinde 2009 yılı sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasının talep edilmiş olumasını rağmen uygulanmadığını ileri sürerek 112.500,00 TL para cezasının iptaline, borçlu olmadığının tespitine, dava aşamasında paranın tahsil edilmesi durumunda davalı kurumdun yasal faiziyle birlikte istirdadına, kesilen cezanın 2009 yılı sözleşmesinin 5.5. maddesine göre, aksi halde şirket lehine olan 2012 yılı sözleşmesinin 11.3.8 ve 11.1.8 maddelerine göre düzenlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile; davalı kurum tarafından davacı tarafa 18/01/2013 tarih, 23728181-02/16054169 sayılı yazı ile uygulanan 112.500,00 TL cezai şartın 90.500,00 TL'ye indirilmesine cezai şartın 90.500,00 TL olarak uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş hüküm taraflarça temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, kişilerin davacı tarafın işlettiği hastanede sezaryen ile doğumlarının gerçekleştirildiği, savunmada belirtildiği gibi normal doğumun başlaması sırasında gelişen endikasyonlara bağlı olarak sezaryene karar verilmiş olmadığını, aksine bir kısım hastalar için özellikle sezareyan ameliyatı için randevu günü verildiği, davacının taraflar arasında imzalanan ve fatura tarihinde geçerli olan 2009 yılı sözleşmesinin 3.1.3.1. Ve 5.1.11 maddesi hükümlerine aykırı olarak hareket ederek sözleşme hükümlerine aykırı acili vakıa olmamasına rağmen sezaryen ameliyatı gerçekleştirdiği, değerlendirilmeye esas alınan tıbbi verilerin maddi gerçekler ile örtüşmediği değerlendirilerek bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; teknik bir husus olan bu vakıa ancak tıbbi dökumanları dosyadaki delillerle birlikte irdeleyen bilirkişi incelemesi ile açığa kavuşturulabilir. Bu noktada acil vakıa olup olmadığı hususunun tesbiti ise tamamen teknik bir konu olduğundan, mahkece bilirkişi kurulu raporundaki değerlendirmeler dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy