MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kayınpederi olan... davalının kız kardeşinin bankadan kullandığı 70.000 TL krediden 50.000 TL kısmını alarak, bu kısmı kendisi ödemek üzere kredi çeken kişiye 86.000 TL bedelli teminat senedi verdiğini, ancak davalının bu senedin iade ederek yeni senet talep ettiğini, davalının bu talebinin kabul edilmemesi üzerine davalı tarafından kendisine zorla 86.000 TL bedelli senet imzalatılarak bu senedin icra takibine konu edildiğini ileri sürerek;...2. İcra Müd. 2009/82 esas sayılı icra dosyasına konu borca ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,davacının iddialarını asılsız olduğunu bu konuda savcılık soruşturması sonucu takipsizlik kararı verildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın istirdat davası olarak kabulü ile, 138.705,5 TL’nin 05.01.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı tarafından verilen 10.10.2008 vade tarihli 86.000 TL bedelli senedin, davalı tarafından icra takibine konu edilmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibi kapsamında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, davacı bu senedin kendisinden zorla imzalatılmak suretiyle alındığını iddia etmiş, davalı ise bu iddiaları kabul etmemiştir.
Dava konusu senedin davalı tarafından 07.01.2009 tarihinde...2. İcra Müdürlüğünün 2009/82 esas sayılı dosyasına konu icra takip dosyası ile davacı aleyhine icra takibine konulduğu, bu icra takibinin başlamasından sonra 03.03.2009 tarihinde taraflarca düzenlendiği iddia edilerek davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve davacıya atfen imzalı “protokol” başlıklı belgede, tarafların...3. İcra Müdürlüğünün 2009/82 esas sayılı icra takip dosyasındaki borcun toplam 80.000 TL olarak ödenmesi hususunda anlaştıkları ve bu borcun ödenmesine dair vade ve şartların belirlendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki bu protokol hükümleri itibariyle davacının borcu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece 03.03.2009 tarihli protokol hükümleri değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 2.369,00 TL harcın istek halinde iadesine, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy