MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı ..... vekili avukat ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalı adına kayıtlı 5 nolu parselde bulunan taşınmazda yapılacak bina inşaatının yapı denetim hizmeti için davalı ile 13.06.2006 da yapı denetim hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği halde davalının, sözleşmenin 5. maddesi gereği 1.533,79 TL proje denetim ücreti ödediğini, ... Belediyesi İmar Müdürlüğünün seviye tespit tutanaklarına göre inşaat imalatının % 30 seviyesinde yapıldığını, % 30 luk inşaat seviyesiyle ilgili davalının ödemesi gereken 29.406,00 TL'yi ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisine gönderdiği yazı ve ihtarnamede istinat duvarının sadece % 10 seviyesinde tamamlandığını söylerken bu davada % 30'lar seviyesinden bahsettiğini, davacının işi terk ettiğinde % 10 olan seviyenin % 30'lar seviyesinde olmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini, % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini dilemiştir.
Mahkemece, ... Belediyesinin seviye tespit raporunda işin gerçekleşme oranının % 30 olarak belirlendiği, seviye tespit raporunda da inşaata başlanmadığı tespit edilmiş ise de, proje aşamasının tamamlanmış olması, kazı çalışmasının ve taşıyıcı sistemin bir bölümünün yapılmış olması nedeniyle gerçekleşme oranının % 30 olarak belirlendiği, bu durumda davacının proje nedeniyle inceleme aşamasında bedel talep edebileceği, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinde ruhsat inceleme hizmetine karşılık % 10 oranında ödeme yapılacağının hükme bağlandığı, sözleşmenin 5. maddesinde ise subasmana kadar olan bölüm için denetim hizmetine karşılık denetim hizmet bedelinin % 20 olacağının kararlaştırıldığı gerekçesi ile 30.06.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporu esas alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne, 14.932,20 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davaya dayanak 31.10.2012 tarihli icra takip dosyasında 29.406,11 TL tutarındaki toplam alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık % 16,50 TL avans faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunmuş, dava dilekçesinde ise itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin asıl alacak 14.932,20 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK.’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Davacı, dava dilekçesinde açıkça takip tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu halde, mahkemece emredici nitelikteki anılan yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, takibin kaldığı yerden devamına denilmek suretiyle takipte talep edilen avans faizinin de kabulüne karar verilmiş olmaktadır ki, sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi, mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davacı talebi yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, iki numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “takibin asıl alacak 14.932,20 TL olmak üzere toplam 14.932,20 TL üzerinden devamına” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “14.832,20 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 255,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.