MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...’na inşaat malzemesi sattığını ve teslim ettiğini ancak satış bedelinin ödenmediğini, tahsili için 2 adet faturaya dayanılarak başlatılan ... İcra Müdürlüğü’nün 2011/1337 Esas sayılı icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazı iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğü’nün 2011/1337 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı Belediyeye inşaat malzemeleri sattığını ancak satış bedelinin ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, Belediye kayıtlarında böyle bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı satım akdini inkar ettiğine göre ispat yükü davacıdadır. Hemen belirtmek gerekir ki, TMK’nun 6. maddesi uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Takibe dayanak faturaların taraflar arasındaki sözleşmenin varlığını tek başına ispat edecek güçte olmadığı, davacının iddiasını yasal delillerle kanıtlayamadığı mahkemenin de kabulündedir. Ancak mahkemece, davacının dava dilekçesinde " ve sair yasal deliller" demek sureti ile yemin deliline dayandığı ve yemin teklif ettiği, davalı temsilcisinin de yemini karşı tarafa iade ettiği, davacının da usulüne uygun yemin ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, davasını da yasal delillerle ispat edemediği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 178,45 TL harcın istek halinde davacıya, peşin alınan 231,55 TL kalan harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 2.7.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy