MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan krediler kullandığını, davalı banka tarafından hazırlanan maktu sözleşmelerin imza atılması suretiyle davalı banka ile aralarında sözleşmeler akdedildiğini, tarafların karşılıklı müzakere etme imkanının bulunmadığını, bunun yanı sıra davalı banka tarafından defaten kullanmış olduğu kredilerin her biri için ayrı ayrı kredi komisyon ve kredi dosya masrafı adı altında kullandırılan kredilerden kesintiler yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız olarak kesilen 1.500 TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 10.06.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 2.727,50 TL ne çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün davalı tarafından temyizi üzerine mahkemenin 03.09.2014 tarihli ek kararı ile karar kesin olduğundan temyiz isteminin reddine karar verilmiş; davalı, bu kez bu kararı temyiz etmiştir.
1-Davacı, davalı bankadan kredi kredisi kullandığını, bu sırada kendisinden komisyon ve dosya masrafı alındığını ileri sürerek 1.500 TL nin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, ıslah ile talebini 2.727,50 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece 2.727,50 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, 2.727,50 TL nin tahsiline ilişkin olarak verilen kararın kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle mahkemenin 03.09.2014 tarih ve 2014/34 esas 2014/234 karar sayılı karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına, işin esasının incelenmesine geçilmesine karar vermik gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Davacı eldeki davada dava dilekçesinde, kendisinden haksız yere tahsil edilen 1.500 TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 10.06.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle 2.727,50 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacağın tamamına her bir kesinti tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.'nıın 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden önce temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir. Hal böyle olunca. Mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen kısmına dava, ıslah ile talep edilen kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ ;Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 03.09.2014 tarih 2014/34 esas 2014/234 karar sayılı karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının ikinci bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine” “ 2.727,50 TL alacağın 1.500 TL sinin dava, 1.227,50 TL sinin ıslah tarihi olan 10.06.2014 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.