MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekili avukat ...'ın gelmesiyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 07/02/2012 tarihli resmi biçimde düzenlenmiş, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmenin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, bedelini ödeyerek satın aldığı işyerinin tapusunun devri için tehdit ve baskı ile nakit para alındığını ve bu sözleşmelerin düzenlendiğini hata, hile ikrah nedenlerininde sözleşmeyi geçersiz kıldığını ileri sürerek satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, Urla asliye hukuk mahkemesinin 2012/180 esasında açtığı davada aynı olay nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi için dava açtığını, bu dava ile ilgili ve ilintili olduğunu belirtmiştir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı varsayılır. HUMK 166. Madde hükmü uyarınca bu davaların birleştirilerek görülmesi gerekir. Bu yönün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacının şikayeti üzerine davalı ve arkadaşları hakkında dolandırıcılık, özel belgede de sahtecilik suçlarından asliye ceza mahkemesi 2013/181 esasda kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Borçlar kanununun 74. Maddesine göre hukuk hakimi, ceza hakiminin beraat kararı ile bağlı olmasa da ceza yargılamasında şabit olan maddi olgular ile bağlıdır. Ceza davasının sonucu bu davanın sonucunu etkiler nitelikte olup, ceza davası sonucu beklenerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenlerine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, üçüncü bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.