MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı firma ile 25/09/2005 tarihinde ... Tesis ve Hizmetlerinden Ömür Boyu Faydalanma sözleşmesi imzaladığını, iş bu sözleşmenin imzalanması ile birlikte sözleşmenin sona erme tarihine kadar süreyi kapsayacak faydalanma bedeli tutarı 21.250,00-TL yi ödediğini, kulüp işletmesi ile sonradan 17/04/2006 tarihinde ek sözleşme imzalayarak ile 25/09/2005 tarihinde imzalanan kulüp üyeliğine golf şahıs üyeliği ekleyip ilave faydalanma bedeli ödediğini, bu sözleşme ile bedelin 28.540,00-TL ye yükseldiğini ve hizmetlerden faydalanmadığından gereksiz yere her yıl klüp aidatı ödememek için 03/08/2012 tarihinde üyelikten ayrılmak isteğini bildirdiğini, kullanmadığı bedelin tarafına iadesini istediğini, çeşitli bahaneler ile bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı tarafın iade etmediği 28.540,00-TL faydalanma bedelinin 03/08/2012 tarihinden itibaren uygulanacak kanuni faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabul kısmen reddine, toplam 23.003,48-TL bedelin 06/09/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, üyelikten ayrılma nedeniyle sözleşme bedelinin iadesi istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, dava tarihinden önce davalıyı bedel iadesine ilişkin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. Mahkemece faiz başlangıcı yönünden dava tarihi esas alınması gerekirken, 06.09.2012 tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, iki numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin ilk satırında yer alan “06/09/2012 tarihinden” söz ve rakamlarının hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "dava tarihinden” sözlerininn yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 392,84 TL harcın istek halinde iadesine, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.