MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum sigortalılarına sağlık hizmeti verdiğini, yeni ücret tarifesinin yayımlandığı 01.04.2010 tarihinden 30.04.2010 tarihine kadar geçen 30 gün içerisinde bildirilmesi gereken tavan dahilinde belirlenen ilave ücret ile ilgili bildirimin 06.10.2010 tarihinde yapıldığı tespit edildiğinden sözleşmenin 3.1.3.1 ve 5.1.11 maddelerine istinaden uygulanan 371 sayılı 10.000,00 TL'lik cezai şartın iptalini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 371 sayılı cezai işlemin iptaline yönelik talebinin reddine, 627 sayılı cezai işlemin ise iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kurum tarafından uygulanan 371 sayılı cezai işlemin iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Her ne kadar mahkemece Dairemizin 19.11.2012 tarih 2012/18920 Esas ve 2012/25982 Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de, davanın kısmen kabulü ile davacının 371 sayılı cezai işlemin iptaline yönelik talebinin reddi ile birlikte 627 sayılı cezai işlemin de iptaline karar verilerek bozma ilamı tam olarak yerine getirilmemiştir. 6100 sayılı HMK.’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Davacı, dava dilekçesinde açıkça davalı kurum tarafından uygulanan 21.07.2011 tarih ve 371 sayılı cezai işlemin iptaline karar verilmesi talebinde bulunduğu halde, mahkemece emredici nitelikteki anılan yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, davacının 371 sayılı cezai işleme yönelik talebinin reddiyle birlikte davalı kurumca davacı hakkında uygulanan 627 sayılı cezai işlemin de iptaline karar verilmiştir. Oysaki, sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davacının talebi yönünde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.